Türkçe - İngilizce
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
İngilizce Eş Anlamlılar
Türkçe - İngilizce Cümleler
Çeviri
Reklamları Kaldır
Oturum Aç / Üye Ol
Işıkları Söndür
English
English
Türkçe
Français
Español
Deutsch
Çeviri
Eş Anlamlılar
Cümleler
Araçlar
Kaynaklar
Hakkımızda
İletişim
Oturum Aç / Üye Ol
EN-TR
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İngilizce Eşanlam
Türkçe - İngilizce Cümleler
Türkçe - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
Almanca - İngilizce
Geçmişi Gizle
Geçmiş Detayları
Geçmişi Sil
Geçmiş :
corregir pruebas
form a pipe
good behaviour
respirators
core drill
thought processes
Pressbett
take steps
aarau
be mummified
gas headlight
Isodipren
Erstdrucke
Rudderfish
range of coverage
average daily
cycle detection
educational trust
bread-room
drilling control
class variables
direct address
configuration atomic
mccarthyist
distribution switchboard
amount of
Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau
Geçmiş
Cümleler
"amount of"
teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç
Kategori
İngilizce
Türkçe
Genel
1
Genel
amount of sediment
i.
çökel miktarı
2
Genel
amount of debt
i.
borç miktarı
3
Genel
amount of work
i.
iş miktarı
4
Genel
amount of mixing
i.
karma miktarı
5
Genel
amount of estimated work
i.
tahmin edilen iş miktarı
6
Genel
amount of work completed
i.
tamamlanmış iş miktarı
7
Genel
amount of mixing
i.
karıştırma miktarı
8
Genel
small amount of money
i.
az miktarda para
9
Genel
small amount of money
i.
az para
10
Genel
the absolute amount of
i.
tamı tamına miktarı
11
Genel
the absolute amount of
i.
tamamı
12
Genel
the absolute amount of
i.
tam miktarı
13
Genel
increase of the amount
i.
miktardaki artış
14
Genel
sufficient amount of money
i.
yeterli miktarda para
15
Genel
huge amount of data
i.
büyük miktarda veri
16
Genel
a fair amount of time
i.
makul miktarda zaman
17
Genel
a fair amount of time
i.
makul bir zaman
18
Genel
rest of amount
i.
kalan miktar/meblağ/bakiye
19
Genel
sizeable amount of money
i.
büyük miktarda para
20
Genel
amount of use
i.
kullanım miktarı
21
Genel
amount of donation
i.
bağış miktarı
22
Genel
x amount (of something)
i.
x miktarda (herhangi bir şey)
23
Genel
pay an amount of money advanced
f.
avans ödemek
24
Genel
give someone a cheque for (an amount of money)
f.
çek kesmek
25
Genel
assess the amount or cost of damage
f.
hasar tespiti yapmak
26
Genel
have some amount of money
f.
eline para geçmek
27
Genel
earn some amount of money
f.
eline para geçmek
28
Genel
find some amount of money
f.
eline para geçmek
29
Genel
live on a very small amount of money
f.
çok az bir parayla geçinmek
30
Genel
a large amount of
s.
çok miktarda
31
Genel
a huge amount of
s.
çok miktarda
32
Genel
a huge amount of
s.
oldukça çok
33
Genel
a fair amount of
s.
makul sayıda
34
Genel
a considerable amount of
s.
hatırı sayılır miktarda
35
Genel
a considerable amount of
s.
hiç de azımsanmayacak kadar
36
Genel
a considerable amount of
s.
azımsanmayacak kadar
37
Genel
a considerable amount of
s.
hatırı sayılır oranda
38
Genel
a remarkable amount of
s.
hatrı sayılır miktarda
39
Genel
a considerable amount of
s.
hatrı sayılır miktarda
40
Genel
considerable amount of
s.
önemli bir miktarı
41
Genel
a considerable amount of
s.
azımsanamayacak sayıda
42
Genel
a considerable amount of
s.
azımsanmayacak sayıda
43
Genel
a great amount of
s.
birçok
44
Genel
in a certain amount of
zf.
belli sayıda
45
Genel
in the same amount of time
zf.
aynı sürede
46
Genel
in the same amount of time
zf.
eşit sürede
47
Genel
a great amount of
expr.
epey
Öbek Fiiller
48
Öbek Fiiller
set someone back (some amount of money)
f.
(bir miktar para) mal olmak
49
Öbek Fiiller
make (some amount of money) in (something)
f.
(bir şeyden belli bir miktar) para yapmak
50
Öbek Fiiller
make (some amount of money) in (something)
f.
(bir şeyden belli bir miktar) para kazanmak
51
Öbek Fiiller
see (some amount) of (someone)
f.
(biriyle belli bir süre) vakit geçirmek
52
Öbek Fiiller
see (some amount) of (someone)
f.
(birini belli bir süre) görmek
53
Öbek Fiiller
see (some amount) of (something)
f.
(bir şeyi belli bir süre/düzeyde) görmek
54
Öbek Fiiller
put (something) at (some amount of money)
f.
(bir şeye/bir şey için bir fiyat) vermek
55
Öbek Fiiller
see (some amount) of (something)
f.
(bir şeyi belli bir süreliğine/düzeyde) incelemek
56
Öbek Fiiller
put (something) at (some amount of money)
f.
(bir şeyin) fiyatını tahminen vermek
57
Öbek Fiiller
put (something) at (some amount of money)
f.
(bir şeye) tahmini bir fiyat biçmek
58
Öbek Fiiller
see (some amount) of (something)
f.
(bir şeyi belli bir süreliğine/düzeyde) deneyimlemek
59
Öbek Fiiller
save (an amount of) (money) on (something)
f.
(bir şeyden belli bir miktar) tasarruf etmek
60
Öbek Fiiller
save (an amount of) (money) on (something)
f.
(bir şey) için (belli bir miktar daha az para) harcamak
61
Öbek Fiiller
front some amount of money
f.
avans vermek
62
Öbek Fiiller
front some amount of money
f.
önden biraz avans vermek
63
Öbek Fiiller
front some amount of money
f.
bir ön ödeme yapmak
64
Öbek Fiiller
lay out (an amount of money) on (someone or something)
f.
(biri/bir şey için) (belli bir miktar) para harcamak
65
Öbek Fiiller
lay out (an amount of money) on (someone or something)
f.
(birine/bir şeye) (belli bir miktar) para yatırmak/bayılmak
66
Öbek Fiiller
lay out (an amount of money) on (someone or something)
f.
(birine/bir şeye) (belli bir miktar) para bağlamak
67
Öbek Fiiller
make (an amount of money) on (something)
f.
(bir şeyden belli bir miktar) para kazanmak/yapmak
68
Öbek Fiiller
retire on (some amount of money)
f.
emekli olup (bir miktar parayla, birikimiyle) geçinmek
69
Öbek Fiiller
retire on (some amount of money)
f.
(belli bir ücretle) emekliye ayrılmak
70
Öbek Fiiller
take (some amount of money) for (something)
f.
(bir şey) için (belirli bir miktar para) kabul etmek
71
Öbek Fiiller
take (some amount of money) for (something)
f.
(bir şey) için) (bir miktar para/ödeme) almak/kabul etmek
72
Öbek Fiiller
value (something) at (some amount of money)
f.
(bir şeye bir fiyat) belirlemek
73
Öbek Fiiller
value (something) at (some amount of money)
f.
(bir şeyin) fiyatını (belli bir miktar) olarak belirlemek
74
Öbek Fiiller
value (something) at (some amount of money)
f.
(bir şeye bir fiyat/değer) biçmek
İfadeler
75
İfadeler
no small amount of trepidation
i.
en ufak bir korku belirtisi
76
İfadeler
double the amount of
expr.
iki katı
77
İfadeler
diversified amount of
expr.
çeşitli sayıda
78
İfadeler
diversified amount of
expr.
çok miktarda
79
İfadeler
diversified amount of
expr.
geniş bir yelpazede
80
İfadeler
diversified amount of
expr.
geniş yelpazeli
81
İfadeler
diversified amount of
expr.
çok sayıda
82
İfadeler
the amount of
expr.
meblağına kadar
83
İfadeler
the amount of
expr.
miktarınca
84
İfadeler
the amount of
expr.
miktarına kadar
85
İfadeler
unprecedented amount of
expr.
benzeri görülmemiş miktarda
86
İfadeler
in the amount of
expr.
miktarında
87
İfadeler
in the amount of
expr.
meblağında
88
İfadeler
in the amount of
expr.
tutarında
89
İfadeler
vast amount of
expr.
büyük miktarda
90
İfadeler
of high amount
expr.
yüksek montanlı
91
İfadeler
of large amount
expr.
yüksek montanlı
92
İfadeler
of high amount
expr.
yüksek miktarlı
93
İfadeler
of high amount
expr.
yüksek miktarda
94
İfadeler
of large amount
expr.
yüksek miktarlı
95
İfadeler
of large amount
expr.
yüksek miktarda
96
İfadeler
an immense amount of money
expr.
çok büyük miktarda para
97
İfadeler
with (someone) for (some amount of time)
expr.
(bir süredir biriyle) birlikte yaşayan
98
İfadeler
with (someone) for (some amount of time)
expr.
(bir süredir biriyle) birlikte oturan
99
İfadeler
with (someone) for (some amount of time)
expr.
(bir süredir biriyle) aynı evi paylaşan
100
İfadeler
with (someone) for (some amount of time)
expr.
bir süre boyunca/bir süredir biriyle/bir şeyle çalışan
101
İfadeler
with (someone) for (some amount of time)
expr.
bir süre boyunca/bir süredir biriyle/bir şeyle iş yapan
102
İfadeler
in the order of (some amount)
expr.
yaklaşık (belli bir miktarda)
103
İfadeler
of the order of (some amount)
expr.
yaklaşık (belli bir) düzeyde
104
İfadeler
in the order of (some amount)
expr.
aşağı yukarı (belli bir miktarda)
105
İfadeler
in the region of (some amount)
expr.
aşağı yukarı (belli bir miktarda)
106
İfadeler
in the region of (some amount)
expr.
yaklaşık (belli bir miktarda)
107
İfadeler
in the order of (some amount)
expr.
yaklaşık (belli bir) düzeyde
108
İfadeler
in the region of (some amount)
expr.
(belli bir miktara/seviyeye) yakın
109
İfadeler
in the order of (some amount)
expr.
yaklaşık (belli bir) seviyede
110
İfadeler
in the space of (an amount of time)
expr.
(belli bir zaman) aralığında
111
İfadeler
in (an amount of time) flat
expr.
tam (belli bir zaman) içinde
112
İfadeler
of the order of (some amount)
expr.
aşağı yukarı (belli bir miktarda)
113
İfadeler
of the order of (some amount)
expr.
(belli bir miktara/seviyeye) yakın
114
İfadeler
of the order of (some amount)
expr.
yaklaşık (belli bir) seviyede
115
İfadeler
in the region of (some amount)
expr.
yaklaşık (belli bir) düzeyde
116
İfadeler
in the order of (some amount)
expr.
(belli bir miktara/seviyeye) yakın
117
İfadeler
in the region of (some amount)
expr.
(belli bir miktar) civarında
118
İfadeler
of the order of (some amount)
expr.
yaklaşık (belli bir miktarda)
119
İfadeler
of the order of (some amount)
expr.
(belli bir miktar) civarında
120
İfadeler
in the region of (some amount)
expr.
yaklaşık (belli bir) seviyede
121
İfadeler
in the order of (some amount)
expr.
(belli bir miktar) civarında
122
İfadeler
in (an amount of time) flat
expr.
sadece (belli bir zaman) içinde
123
İfadeler
in the neighborhood of (some amount)
expr.
aşağı yukarı (bir miktar)
124
İfadeler
in the neighborhood of (some amount)
expr.
yaklaşık olarak (bir miktar)
125
İfadeler
in the neighborhood of (some amount)
expr.
(bir miktar) kadar
126
İfadeler
in the neighborhood of (some amount)
expr.
(bir miktar) civarında
127
İfadeler
to the tune of (some amount of money)
expr.
(belli bir miktar) tutarında
128
İfadeler
to the tune of (some amount of money)
expr.
(belli bir miktar) maliyetinde
129
İfadeler
to the tune of (some amount of money)
expr.
(belli bir miktar) ederinde
Konuşma Dili
130
Konuşma Dili
considerable amount of money
i.
epeyce para
131
Konuşma Dili
considerable amount of money
i.
yüklü para
132
Konuşma Dili
speeds of (some amount)
i.
(belli bir) hız
133
Konuşma Dili
speeds of (some amount)
i.
ulaşabileceği (belli bir düzeyde) hız
134
Konuşma Dili
front someone some amount of money
f.
birine avans vermek
135
Konuşma Dili
front someone some amount of money
f.
birine bir ön ödeme yapmak
136
Konuşma Dili
spot (one) (some amount of money)
f.
(birine bir miktar para) vermek
137
Konuşma Dili
spot (one) (some amount of money)
f.
(birine bir miktar) borç vermek
138
Konuşma Dili
spot (one) (some amount of money)
f.
(birine bir miktar para) ödünç vermek
139
Konuşma Dili
bring an amount of money in
f.
bir miktar para kazanmak
140
Konuşma Dili
be out (some amount of money)
f.
(belli biri miktar para) harcamak
141
Konuşma Dili
bring an amount of money in
f.
içeri bir miktar para sokmak
142
Konuşma Dili
be out (some amount of money)
f.
(belli bir miktar parası) boşa gitmek
143
Konuşma Dili
be out an amount of money
f.
belli bir miktar parası boşa gitmek
144
Konuşma Dili
get an amount of money for something
f.
bir şey için belli bir miktar para almak
145
Konuşma Dili
get an amount of money for something
f.
bir şey karşılığında belli bir miktar para almak
146
Konuşma Dili
be out an amount of money
f.
belli biri miktar para harcamak
147
Konuşma Dili
be out (some amount of money)
f.
(belli bir miktar para) kaybetmek
148
Konuşma Dili
get (an amount of money) for (something)
f.
(bir şeyi belli bir miktar paraya) satmak
149
Konuşma Dili
be out (some amount of money)
f.
(belli bir miktar) içeri girmek
150
Konuşma Dili
bring an amount of money in
f.
bir miktar gelir sağlamak
×
Pronunciation in context (
out of
)
Pronunciation of amount of
×
Terim Seçenekleri
Çeviri Öner / Düzelt
Fransızca İngilizce Sözlük
İspanyolca İngilizce Sözlük
Almanca İngilizce Sözlük
İngilizce Eş Anlamlılar Sözlük
Google Images
Merriam Webster
Dictionary.com
The Free Dictionary
Abbreviations
Wikipedia in English
Wikipedia in Turkish
Urban Dictionary
German, LEO
Chinese, Dict.Cn
Spanish, SpanishDict
Russian, Multitran.ru
Medical, MedicineNet
İşaret Dili, Signing Savvy